Türk Telekom Tiyatro | TT Tiyatro Resmi İnternet Sitesi


İçeriğe git

Ana menu:


Mehmet AKAN

Temaşa > Sahne > Aktör Dediğin Nedir ki...

Mehmet AKAN


5 Aralık 1939 - 9 Temmuz 2006. Urfa Birecik doğumlu. Tiyatro, sinema, dizi oyuncusu, yönetmen, koreograf, folklorcu ve yazar. Ülkemizin sanat alanının önde gelen emekçilerinden birini Mehmet Akan'ı yitirdik. Uzun süredir boğuştuğu kanser hastalığı, birikimiyle, duruşuyla mücadelesiyle örnek olmuş bir sanat insanını aramızdan aldı. Mehmet Akan 60'lı yıllarda okul sıralarında, sokaklarda başladığı sanat yaşamını ürettikleriyle, paylaştıklarıyla önemli bir zirveye taşıyabilmiş ender sanat insanlarımızdan biriydi.

Onun yaptıklarını sıralarken oyuncu, yazar, yönetmen ve koreograf tanımlamalarını yaparken her birini de ustalıkla kotarmış bir sanatçıdan söz edebiliriz.

Mehmet Akan 50'li yılların sonlarında amatör tiyatro alanında kolları sıvıyor. Yeni bir tiyatro, yeni bir sahne -izleyici ilişkisi düşleriyle, hedefiyle sanatını sokaktaki insana taşımaya çalışıyor. Tiyatroyu kollektif özünden koparıp çıkmaza sürükleyenlere karşı "elbirlikçi çalışma" modelini ortaya koyan Akan, toplu yazım, toplum yönetim modelleri geliştiriyor.

Gülriz Sururi- Engin Cezzar ve Ulvi Uraz topluluklarında "Ferhat ile Şirin" den "Keşanlı Ali Destanı'na dek bir dolu önemli çalışmaya katılıyor. Yoz batı taklitçisi tiyatroya karşı, ulusal ve ilerici bir sahne yaratmanın yollarını arıyor.

60'lı yılların sonunda geçmiş yıllarda birlikte amatör tiyatro ürettiği arkadaşlarıyla toplumcu sanat alanında yüz akı olmuş bir topluluğu; Dostlar Tiyatrosu'nu var ederken görüyoruz onu.

60'lı yılların anti-emperyalist coşkusuyla kurulmuş, her türden gericiliğe karşı aydınlığı, eşit ve özgür dünyayı savunan bir topluluğun temel taşlarından biri oluyor Akan. Bu toplulukta oyuncu olarak Abdülcanbaz'dan, Alpagut Olayı'na, Şili'de Av'dan Büyük Dümen'e görkemli örnekler ortaya koyuyor..

Yönetmen Mehmet Akan'ın sahneledikleri içindeyse Hikaye-i Mahmud Beddrettin'i ayrı bir yere koymak gerekir. Şeyh Bedrettin olayına farklı bir bakış, farklı bir üslupla yaklaşan Akan'ın oyun yönetiminde ulusal tiyatromuza ışık saçan buluşları görmek mümkün. Bilgesu Erenus'tan "Misafir" de aynı çizgide başarılı bir sahnelemesidir.

Oyunlar da yazıyor Mehmet Akan. İlk oyunu " Kiraz Çiçek Açıyor Aykırı Dal Üstünde" dir. " Feleknaz Hatunla Gülizar Kızın Analık" davası ünlü Alman yazar Brecht'in "Kafkas Tebeşir Dairesi"nden bir uyarlamadır. Midirfillik Oyunu (Ham Hum Şaralop) ve Hikaye-i Mahmud Bedreddin oyunları gelenekselle evrenseli özenle yoğurmuş çalışmalardır.

Dans alanında önceleri tiyatro sahnesinde gerçekleştirdiği denemelerini 70'lerin ortasında Dostlar Tiyatrosu bünyesinde oluşturduğu HASAD; Çağdaş Halk Oyunları topluluğunda olgunlaştırdı. Bu toplulukla "İş Halayı", "Savaş oyunu" "Börklüce Semahı" ve "Ruhi Su Semahları" adlı dans gösterilerini üretti. Özellikle 1976 yılı işçi bayramı için hazırladığı "1 Mayıs Halayı" caddelerden geçen kortejin içinde parlayan ve kitleleri coşturan bir çalışmaydı.

80'li yıllarda "Ah Belinda", "Teyzem", "Asiye Nasıl Kurtulur", "Bez Bebek", "Kadının Adı Yok" vb. bir dolu filmde rol aldı. Kitlelerce yoğun bir biçimde tanınması ise Umur Bugay'ın televizyon dizisi "Bizimkiler'de oynadığı apartman yöneticisi Sabri bey rolüyle oldu.

112 Eylül sonrası Dostlar Tiyatrosu yeniden perdelerini açarken eski topluluktan iki deneyimli oyuncusu Mehmet Akan ve Macit Koper de çok önemli yorumlarıyla sahnedeydiler. Özellikle Galile oyununda Akan, papa rolüyle bir zirveyi , Macit Koper de engizisyon kardinalindeki yorumuyla bir başka zirveyi zorluyordu.

Mehmet Akan'ın bir başka önemli yorumunu da Edward Bond'un "Yaz" adlı oyununda sergilediği "Alman" rolünde izledik. Sahnede Akan ve Güler Ökten tadına doyulmaz birer oyunculuk örneği ortaya koyuyorlardı.

2005 yılında Nazım Hikmet Kültür Merkezi kendisine sanat alanındaki 40 yıllık çabasından ötürü bir Nazım heykelciği sundu.

Yaşamının son günlerinde bir oyun çalışması içindeydi. Ama belindeki bir acı onu durduruyordu. Çok da özen göstermediği sağlık sorununu sahnedeki üretimini sürdürebilmek için çözmeye girişti ama onu aramızdan alacak süreç hızlanmıştı. Son anına dek üretti. Yaptığı her işi büyük bir özenle var etti. Toplumcu sanat için kolları sıvayacaklara başarılması zor bir model bıraktı...

KAYNAK: TİYATRONLINE-Hazırlayan:Mehmet Esatoğlu

Rol Aldığı Bazı Projeler

Tiyatro

Histeri
Buruk Ezgi
Yaz
Galileo Galilei
Kafkas Tebeşir Dairesi
Bitmeyen Kavga
Ezenler Ezilenler Başkaldıranlar
Düşmanlar
Alpagut Olayı
Azizname
Keşanlı Ali Destanı
Soruşturma
Havana Duruşması
Rosenbergler Ölmemeli

Sinema

Teyzem - 1986
Asiye Nasıl Kurtulur - 1986
Aaahhh Belinda - 1986
Kadının Adı Yok - 1987
Elif Ana - Ayşe Kız - 1987
• Gramofon Avrat - 1987
Bez Bebek - 1987
Keşanlı Ali Destanı - 1988
Yansıma - 1988
Melodram - 1988
Kurt Kanunu - 1991
Duruşma - 1999
Gönderilmemiş Mektuplar - 2002

Diziler

Bizimkiler - 1989
Yazlıkçılar - 1993
Yeter Anne - 2002
Yıldızların Altında - 2002
Bir İstanbul Masalı - 2003
Büyük Umutlar - 2004
Kurşun Yarası (dizi) - 2004
Aşk Oyunu - 2005

Ara

İçeriğe geri dön | Ana menuya dön