Türk Telekom Tiyatro | TT Tiyatro Resmi İnternet Sitesi


İçeriğe git

Ana menu:


Pekcan KOŞAR

Temaşa > Sahne > Aktör Dediğin Nedir ki...


Pekcan KOŞAR


Doğum tarihi: 1935 İstanbul
Vefat tarihi: 16 Eylül 2005
Doğum yeri: Türkiye

"İlkelerimden taviz vermedim." Pekcan KOŞAR

ÇOCUKLUK YILLARI

Yedi göbek İstanbullu olan Koşar'ın tiyatro ile tanışması altı yaşlarında başlar. Koşar'ın çocukluk günleri Çengelköy'de geçer. "Yeşilpark diye bir bahçe vardı. Oraya İsmail Dümbüllü, Şevki Şakrak, Burhanettin Tepsi gibi kumpanyalar gelir, oyun oynarlardı.Özellikle teyzem bu gösterilere çok meraklı idi. Beni alır götürürdü. Bu oyunları seyrederken, müthiş bir sevgi oluştu bende." Ortaokulu Şişli Terakki Lisesi'nde, yüksek tahsilini Güzel Sanatlar Akademisi'nde İç Mimar olarak tamamlar. Güzel Sanatlar'da eğitim gördüğü yıllarda, Vedat Demircioğlu'nun kurduğu Akademi Tiyatrosu'nda Antigone sahneye konacaktır. Üniversitenin bu ilk tiyatrosunda, Pekcan Koşar'a da teklif gelir. "Oyunda Erol Keskin Kreon'u, Çolpan İlhan ise Antigone'u oynuyordu. Bana da birinci muhafız rolünü verildi. Oyuna başladık, seyirci beni bu rolde çok sevdi.Büyük reaksiyonlar alıyordum. Bu bana bir cesaret verdi."

MUHSİN ERTUĞRUL'LA TANIŞMA

Akademi'nin küçük salonunda, seyirciden aldığı bu cesaret, onu bir anda Muhsin Ertuğrul'un yanına gitmeye sevk eder. O sıralar Küçük Sahne'de olan Muhsin Hoca, "Çayhane" isimli oyunu sahnelemektedir ve kendisine gelen bu gencin kabul eder, figüran olarak işe alır.

Ve 1955 yılında, Küçük Sahne'de oynanan bu oyun, tiyatro serüveninin duraklarından bir tanesini oluşturur.Aynı sahnede Münir Özkul, Agah Hün, Mücap Ofluoğlu, Kamuran İnce gibi ustalarda vardır. Ardından "AHUDUDU" isimli oyunda rol alır.

1959 yılında Küçük sahneden Mücap Ofluoğlu' nun kurduğu Oda tiyatrosu' na geçer. aynı sene askerlik görevi de gelmiştir. yedek subaylığının hazırlık devresi İstanbul' a çıktığı için Tiyatrodan kopmaz, Özel izin alır. "Bir tek ben izin alarak geceleri oyuna geliyordum." İstanbul Sütlücede' ki hazırlık dönemi bitince, Ankara' ya tayin olur ve Genel Kurmay Başkanlığı Merkez Dairesinde bitirir askerliğini.

(1962) GONG TİYATROSU

Terhis olup geldikten sonra bir müddet Lale Oraloğlu Tiyatrosu' nda çalışır. Ardından Arena' ya girer ve;
1962 yılında kendi özel tiyatrosunu kurar. "GONG TİYATROSU". Bir sene kadar şimdiki Fitaş' ın olduğu yerdeki binada tiyatro yapar ve binanın yıkılması üzerine sahnesiz kalır. Gülriz Sururi - Engin Cezzar topluluğuna girer ve bir sene de orada çalışır.

PEKCAN KOŞAR TİYATROSU ve KIŞ TURNELERİ

Yine o yıllarda "Pekcan Koşar Tiyatrosu" ismiyle kış turnelerine çıkar. "Gitmediğim yer yok gibi. Isınamazdık, portakal sandığı yakardık. Donarak sabahı ederdik. Çok çektik. Bizden önceki grup kötü kullandığından dolayı hiçbir otel bizi almıyordu. Araya saygın insanları koymak şartıyla zorla alıyorlardı bizi." Bu zor dönem de iki sene sürer.

VE KENTER TİYATROSU

Koşar'ın sanat yaşamı 1965' te Kent oyuncuları'nda devam eder. "Ver Elini Yeni Dünya" isimli oyunundaki rolünden dolayı İlhan İskender ödülüne layık görülür. Yedi sene Kenterler' de çalışır. Çeşitli başrollerde oynar.
"Onlar Amerika' ya gittiği zaman tiyatroyu ben yürüttüm."

VE YENİDEN KENDİ ÖZEL TİYATROSUNU KURAR

KOŞAR 1973-1974 sezonunda yeniden kendisine ait bir tiyatro kurar. Seden Kızıltunç, Semra Savaş, Suna Keskin, Sani Sarıkaya, Ekrem Dümer ve Renan Fosforoğlu gibi isimlerle birlikte çalışır. "Orası dört duvardı. Tiyatro mekan haline gelene kadar ben başında bulundum. Benim esas mesleğim iç mimarlıktır. Sonra para konusunda anlaşamadık." Ardından iki sene de Samanyolu' ndaki Ümit Tiyatrosu' nda çalışır. Bu arada, televizyon oyunlarında oynar, filmlerde rol alır. On iki tane de sinema filmi var.

TİYATROYA KÜSKÜNLÜ YILLAR

KOŞAR; 1978-1979 yıllarında tiyatroya ara verir. Kendi tabiriyle küser. "O yıllarda tiyatrolar da bir azalma oldu ve ucuz tiyatroya karşı bir ilgi oluştu seyircilerde küfürlü tiyatrolara. Ben de küstüm ve tiyatroyu bıraktım. Kendimizi tamamen beyaz cama adadık. Ben Tiyatro' nun çok çilesini çektim, beş kuruş para kazanamadım. Baktım dışarıda reklam filmlerinden, sinemadan, televizyondan epey bir para geliyor. Tiyatrodan aldığım paranın çok üstünde paralar bunlar."

VE BAKIRKÖY BELEDİYE TİYATROSU YILLARI

KOŞAR tam da Tiyatroyu kafasından silmişken Zeliha Berksoy Bakırköy Belediye Tiyatrosu' na çağırır. Bu teklife evet der. Bakırköy Belediye Tiyatroları'nda Sanatçı - Aktör olarak görev yapan Pekcan Koşar yine bu kurumda 1995-1996 yıllarında Genel Sanat Yönetmenliği de yapar. Bakırköy Belediye Tiyatrosu' nda; oynayıp yönettiği Aziz NESİN'in "Hadi Öldürsene Canikom" ve Ephraim KISHON' un "Nikah Kağıdı" adlı oyunların yanında, Cevat Fehmi BAŞKUT'un "Hacıyatmaz" adlı oyununu da sahneye koydu.

TİYATRO HAYATINDA İLKELERİNE SIKI SIKIYA BAĞLI BİR SANAT YAŞAMI

KOŞAR; Tiyatro hayatında ilkelerine sıkı sıkıya bağlı bir sanatçıydı. Bir dönem ara vermesini de ilkelerinin dışına çıkılmasına bağlıyor. "Tiyatro' nun tiyatro olarak yapılmasını hep ön planda tuttum. Gerek Batı Tiyatrosunu gerekse Geleneksel tiyatromuzu yakından takip etmenin ve bilmenin gerekli olduğuna inandım. Oyunculuğun o kadar kolay bir şey olmadığına inandım. Bu yüzden çok samimi bir arkadaşımın bile kalbimi kırdım. Ben ilkelerimden hiç fedakarlık etmedim." Sanatçının okumasına, gelişmeleri yakından takip etmesine ve yeteneğinin olmasına büyük önem veriyordu. Genel Sanat Yönetmeni olduğu dönemde, bir çok Konservatuar mezununa bu şartları taşımadığı için, oyunculuk dışında başka bir işi yapmaları tavsiyesinde bulunmuş. "Ben alaylıyım. Okullu değilim. Yetenek Allah vergisidir. Ustalardan görerek geliştirirsin ama yetenek yoksa okuyarak on tanede Konservatuar bitirirsen ancak kurşun asker olursun."

Eşi de kendisi gibi bir Tiyatro Sanatçısı olan Pekcan KOŞAR' ın Itri isminde bir oğlu var. Oğlunun ismini, Türk Müziğine duyduğu derin sevgiden dolayı Ünlü bestekar Itri DEDEEFENDİ' den esinlenerek koymuş.

Merakları arasından futbol önemli bir yer tutuyor. Galatasaray genç takımında oynayan ve haliyle Galatasaray' lı olan, o dönem şartların zor olması ve tiyatro'da yaptığı çıkış nedeniyle aktif futbolu bırakmış.

"Gençlerin tiyatro salonlarını doldurmasından mutlu oluyorum. Bu gelecek için büyük bir yatırım. Türk tiyatrosu' nda Genç yazar ve yönetmenlerin yetiştiğini görüyor ve tiyatromuzun önündeki en büyük engelin salon problemi olduğunu düşünüyorum."

Bizlere tiyatroda ilkeli ve saygın bir yaşamın izlerini bırakan bu büyük ustamızı hep saygıyla anacağız.

KAYNAK: TİYATRONLINE - http://www.tiyatronline.com/ysinsan14.htm - Hazırlayan: Aynur Kulaksızoğlu


Ara

İçeriğe geri dön | Ana menuya dön